25 Aralık 2007 Salı

Yaptığı Resimler Çocuğu Ele Verir


ÇOCUK ve GÖRSEL DİLİ
ÇOCUK RESİMLERİNİ OKUMAK
- YAPTIĞI RESİMLER ÇOCUĞU ELE VERİR-
Nurşen GÖRŞEN*



Bütün çocuklar güzelin çağrısına duyarlıdırlar, eğitimsel çabalar da bu eğilimi geliştirmeyi amaçlarlar. Platon'un deyişiyle, "sanat eğitimciliği her şeyden önce gelmelidir." Çünkü kişiliğin formasyonu ve ahlaksal doyumun gelişimiyle yakından ilgili olan artistik ve estetik doyumun gelişmesini görsel sanatlar eğitimi sağlar. Çocuk resimleri çocuğun nesnel dünya ile kurduğu ilişkinin ve o çevreyi değiştirme yolundaki yaratıcı eylemin göstergesidir. Çocuk bireyin zekası, kişiliği, yakın çevresinde yaşadıklarını ve iç dünyasını yansıttığı, olaylar hakkında duygu ve düşüncelerini ifade ettiği yalın bir anlatım aracıdır. Psikolojik gereksinmelerin sonucu olduğu için psiko-pedagojik açıdan çocuk bireyi daha iyi tanımamızı sağlar. Çocuklar, dile getirmekte güçlük çektikleri duygu, düşünce ve gereksinimlerini çizgi yoluyla kolayca dışa vurabilirler. Çizme-boyama-inşa etme gibi etkinliklerin yer aldığı karmaşık süreçte çocuk birey çevresinde gördüğü birçok ayrı elemanı, anlamlı bir bütünlüğe dönüştürür. Çizdiği resimler, kendisinden bir parçadır adeta. Resmi onun düşünüşü, duyuşu ve görüşüdür. Kendisini anlatır: İzleyerek, işiterek, dokunarak algıladığı dış dünya ile ilgili izlenimlerini, duygu-düşünce ve imgelemini anlatım formuyla görselleştirir. Form (şekil-resim) algı ve imgelemin diyalektiğinden doğar. Resim tasarım uygulama sürecinde çocuk birey, kısa zaman içerisinde ‘göz ile düşünme’ yetisi kazanır.


Yaptığı resim onun iç dünyası, düşünüş biçimi ve yakın çevresiyle olan sorunları hakkında önemli ip uçları verir: Kullandığı kâğıdın büyüklüğü, figürleri kâğıda yerleştiriş şekli, kullandığı renkler, hatta kalemini sert ya da ürkek kullanması bile ruh halini yansıtır. Dikkatli ve bu konuda bilgili bir gözlemci çocuğun yaptığı resmi inceleyerek ruhsal durumunu ve kişilik özelliklerini saptayabilir. Çocuk birey hangi rengi seviyorsa, resimlerinde o rengi fazla oranda kullanır. Okul ve okul öncesi dönemlerde çocukların kendilerini çizdikleri resimlerle ifade ettikleri, koyu renkli boyalarla çizilen resimlerin karamsarlığı, canlı renkli olanların ise mutluluğu yansıttığı bilinir. Çocuk ruh sağlığı hekimleri resim sayfasının tamamını kaplayan çok büyük çizimlerin iç kontrol zayıflığı, hiperaktivite, dikkat dağınıklığı, korku ve saldırganlığı, küçük ebattakilerin ise ürkeklik ve içe dönüklüğü yansıtabileceğini belirtirler. Resimlerin ebatlarının yanı sıra kullanılan renklerin de düşünce ve iç dünyalarını yansıtmada etkili olduğunu hatırlatan uzmanlar; resimlerde kahverengi, siyah gibi koyu renkler ağırlıktaysa karamsarlığı, korkuyu, kırmızı renk iddiacılığı, saldırganlığı, pembe, sarı, turuncu gibi sıcak renklerin ise genellikle sevecen, uyumlu, işbirlikçi ve dışa dönüklüğü ifade edebildiğini kaydederler.



Çocuk gelişiminde artistik üretimin ilk evresi, çizgilerle başlar. Çizgi veya karalamalar; keşfetmeyi, malzeme ve düşüncelerle denemelerin genel bir evresini tanımlar. Tarih öncesi dönemlerden beri gerçekte çizgiler bütün sanatsal betimlemelerin temelini oluşturur. Betimlemenin nasıl başladığını kabul eden ortak bir görüş, çocuğun başlangıçta kalemle ya da pastel boya ile planlanmamış motor aktivitelerin yan ürünleri olan (ileri-geri hareketlerle, dairesel yollarla ya da defalarca kağıda kalemin ucu ile bastırarak vurmak gibi) grafik ürünler üretmesidir. Örneğin; Kellogg (1969), 1,5 - 2 yaş arasındaki çocukların ilk başlarda yaptıkları karalamaların daha sonra bir dizi düzenli şekiller haline gelerek ve aşama aşama ayırt edilebilir şekillere dönüşüp, sonra da ilk simgesel çizimlerin 3-4 yaşlarında tamamen yapısal blokları oluşturan çeşitli karmaşık şekillere dönüştüğünü iddia eder (Somerwille ve Hartley. 1994).
Tüm çocuklar ellerine geçirdikleri iz bırakan objeleri (kalem, pastel v.b.) bir yüzeyde hareket ettirerek, iz (leke) bırakmaktan ve çizmekten büyük zevk alırlar. Özel bir motivasyonu gerektirmeyen bu hareketler, çocuğun sanat ile ilk karşılaşmasıdır. Denetimsiz, omuzdan hareketli bu ilk çizgiler, çocuğun gelecekteki resimsel (artistik) anlatımım başlangıcı olarak görülür. Bu eylem, ortalama bir buçuk yaşından itibaren başlar. Çocuk resimlerinin temelini oluşturan ilk çizgiler, nokta vuruşları ile başlar, daha sonra basit çizgilerden karalamalara dönüşerek doğal bir süreç izler...



ÇOCUK RESMİNDE GELİŞİM AŞAMALARI:


Çocukta bedensel ve zihinsel gelişime koşut olarak sanat faaliyetlerinde de gelişim evreleri dikkatimizi çeker. Yüzeye yapılan ilk işaret-çizgi, sanat evresi olarak ergenlik dönemine kadar gelişimini sürdürür. Her çocuk bir sanat evresinden diğerine aynı zamanda ulaşamaz. Eğitim sistemimize uygun okullarımızda uygulanan kaynaştırma eğitimiyle soysal ve duygusal güçlüğü olan, özel yetenekli veya zihinsel engelli öğrencilerin benzer sanat evrelerini yaşayacağı düşünülemez. Ancak, genel gelişim evrelerinde olduğu gibi, belli sanat evrelerinde de çocukların hemen hemen aynı dönemleri yaşadıkları görülür.


Öz anlatımın ilk belirtileri:
1/Karalama Dönemi (2-4 yaş)


Çocuğun ilk karalama devresine geçişi, kas gelişimine, zeka, genel sağlık durumu ve resim çizmeye ayrılan zamana bağlı olarak birkaç hafta veya birkaç ay erken ya da geç olabilir. Genel olarak normal bir gelişim sürecini izleyen her çocuğun içgüdüsel olarak gerçekleştirdiği ilk eylemler rasgele, belirsiz, bilinçli olmayan, kontrolsüz karalamalar şeklindedir. Bu karalamalar sınırlılık-mekan kavramı olmaksızın yüzeyin her tarafını gelişigüzel kaplamaktadır. Olaylara, konulara ilişkin dikkat süreleri kısa ve değişkendir. Çevrelerine olan merak, ilgi ve öğrenme isteği heyecanlı bir şekilde devam eder, fakat çevresindeki nesnelerini işlevselliğini 1,5 yaşından önce kavrayamaz.1,5 yaşından itibaren çocuk birey nesneleri tanır ve pastel boyanın çiziktirmeye yaradığını anlar, kitaplardan gösterilen resimlere karşı ilgi duyar, boya ve fırça bulduğunda ürkek bir şekilde renkleri yan yana veya üst üste boyayabilir. Bu arada kas gelişimine paralel olarak yer, duvar, kapı pencere ve masalar üzerine eline geçirdiği boya veya kalemler ile düzensiz bir şekilde çizmeye başlar.


İlk benzetme çabaları:
2/ŞEMATİK ÖNCESİ DÖNEM (4-7 yaş arası)


Belirli bir biçimin geliştirilmesi:
3/Şematik Dönem(7-9 yaş)


Bu dönemde çocukta belirgin bir kavram gelişimi görülür. Çocuğun çizgileri çevresindekileri betimsel biçimde sembolize etmek üzere hazırlanmıştır. Çocuk geliştirdiği bir figürü sık sık yineleme girişiminde bulunur. Bu dönem resimlerinde çocuk ev dışı konulara yer verdiğinde, figürleri yerleştirmek üzere yatay bir yer çizgisi çizer. Beş bin çocuk resmini kapsayan çalışmada 3 yaşındaki çocukların % 1'inde yer çizgisine rastlanırken, bu oran 8 yaş çocuklarında % 96'ya ulaşmıştır.


Gerçeğe özenti:
4/BAŞKALDIRMA DÖNEMİ: (9-11 yaş arası)


Gerçeği taklit:
5/MANTIK -GERÇEKÇİLİK-DÖNEMİ(11 -13 yaş arası)



6/KARAR DÖNEMİ:
YARATICI EYLEMDE GENÇLİĞİN BUNALIMI (13 yaş üstü)



Çocuk birey büyüyüp olgunlaştıkça yaşı ve kişilik özellikleri nedeniyle daha ayrıntılı ve oranlı çizmeye başlar. Bu yaşlardaki çocuk artık toplumun bir üyesi olduğunun bilincindedir ve bu bilinç çizgilerine yansımaya başlar. Bu dönemdeki çocuğun daha önceki çalışmalarına oranla daha ayrıntılı çizgiler çizdiği ve daha gerçekçi bir yaklaşımda olduğu gözlenir. Çocuk, ayrıntıya ilgi duyarken, giderek özgürce çizimden uzaklaşır. Resimlerini göstermekten hoşlanmaz, onları açıklamaz. Artık renkleri gelişigüzel seçmek yerine, gerçeğe uyan biçimde seçmeye başlar. Çocuk bireyin resimlerinde korku, güven-güvensizlik, sevgi gibi unsurlar yer alıyorsa, bunlar onunla ilgili ipuçlarını verir. Sözlü iletişim kurmakta güçlük çeken çocukları tanımada, “neyi, neden yaptığı” sorulduğunda çizdiği, boyadığı şekiller onu tanımlamada yardımcı olur. Çünkü çocuklar çoğu zaman anlatmak istediği ancak anlatamadığı şeyleri resimlerine yansıtırlar. Bunlar; korku veya görülen bir kabus olabileceği gibi anne-babaya veya bir arkadaşa karşı duyulan sevgi de olabilir. Çocukların anlatamadıkları duygularını resimlerle ifade etmelerindeki en büyük etkenlerden birisi ilgi isteğidir. Resimleri yorumlamak, çocukla iyi iletişimin başlangıcıdır. Çocuk psikolojisi Uzmanları, resim yaşı ve kişilik özellikleri nedeniyle sözlü iletişim kurmakta güçlük çeken çocuğun kendisini yansıtmasında, olaylar hakkındaki duygu ve düşüncelerini ifade etmesinde, yalın bir anlatım aracı olan resmin öneminin büyük olduğunu ifade ederler.

Sorun varsa...
Uzmanlar, sorun varsa bir psikiyatriste danışılması gerekliliğine dikkat çeker. Çocuğu anlamak için onunla arkadaş olmalı ve çocuğun tanınmasında onu bir bütün olarak ele almalıdır.



Psikolojik tanı aracı olmasının ötesinde, yaratıcılık potansiyelini kamçılaması açısından da resim, desteklenmesi gereken bir etkinliktir. İnsanın doğasında ve içgüdüsel olan oyun ile sanat arasında kurulan ilişki birçok düşünür tarafından ele alınmıştır:


Piaget’e göre;"Resim yapmak çocuk için simgesel bir oyundur. Çocuğun bu oyunda ortaya kovduğu şey onun duygusal-algısal ve düşünsel-ussal yaşamıyla ilgili imgeleridir.” Sanat eğitimi çocukların özgüvenini kazanmada katkıda bulunan ve yaratıcılığını geliştiren bir eğitimdir. Çocuk gelişiminde görsel sanatlar-resim eğitimi, eğitimin en az diğer süreçleri kadar önemlidir. Resim tasarım uygulama sürecinde çocuk birey kısa zaman içerisinde ‘göz ile düşünme’ yetisi kazanır. Soyut düşünmeye giden yolu açar. Bu yolla öğrenmesi güçlenir. Çocuk resimlerinde ruh bilimsel ve gelişimsel yaklaşımların temelinde, çocuğun çok yönlü gelişimi yatar. (Kırışoğlu 2002:56) Çocuk bireyde “Bilgi, bilinç ve dürtülerin” dengede olmasından oluşan ruhsal özgürlük, sanat eğitiminde, tasarım ve uygulama gücünün geliştirilmesine ortam hazırlar. Çocuk gelişiminde sanat eğitimi verme arayışı bilgi çağının gereğidir. Bilgi çağında, çocuğun çağdaş sanat eğitimi için, çocuğun dilini anlayan, psikolojik analiz yaklaşımında bulunan, onlardan gelecek mesaj sinyallerini çözümleyebilecek, bilgi ve duygu donanımlı sanat eğitimcisi olmak gerekir. Bilgi çağını takip etme endişesini yaşayan insan, doğal olarak en son gelişmeleri göz önünde bulundurarak yeni araç gereçleri tanımayı, tanıtmayı, ilk öğreneni ve öğreteni olmayı ister. Bu nedenle çağcıl gelişimlere açık bir çocuk birey için resim eğitimi kaçınılmaz bir durumdur. Kullanılan ve kullanılacak yöntemlerle, çocuk gelişimine katkıda bulunmak amacıyla resim eğitimi umulandan daha çok sonuç verecek özelliktedir. Resim eğitimi çocuk bireyin öncelikle duygusal gelişimine olumlu katkılarda bulunur. Buna paralel olarak akıl ve zekaya dayalı olarak irade ve tercih haklarını daha isabetli kullanma yetisi kazandırır. Günümüzde sanat eğitiminin önem kazanması, tasarım gücünün, uygulama alanı bulması ile de ilgilidir.


Freud; sanatı, zevklenmek için türetilen bir güç olarak betimler. O'na göre sanat, çocukluk devresindeki oyunların bir devamıdır. Okul öncesi döneminden başlayarak lise çağına kadar resim çalışmalarında kullandığı malzeme ve teknikler onun ‘göz ile düşünme’ oyun alanını kurar. Parmak boyası, tuz seramiği, şeker boyası, katlama tekniği, baskı çalışmaları, karakalem, sulu boya-guaj boya-pastel boya, ebru boya, Kolaj-yeniden yapılandırma vb. karışık teknikler, baskı ve kazıma teknikleri, duvar resmi, kağıt hamuru, kil çalışmaları, vitray, alçı, rölyef ve grafiksel tasarım-Afiş-amblem, röprodüksiyon çalışmaları ile kendisini ifade eder.



Kant için, salt teorik bir kavram olan ’güzel’; Schiller için insanın gelişmesi, kültürce biçim kazanması ve insanın insanlaşması için çok önemli bir eğitsel görevi yüklenir. Schiller, "İnsanın Estetik Eğitimi Üzerine Bir Dizi Mektup" yazısında sanat eserinin gözle görünür ‘özgürlük’ olduğunu söyler. Çünkü sanat eseri bilinç ile doğayı, şekil ile maddeyi, özgürlük ile bağımlılığı kendi bünyesinde birleştirmektedir. Sanatçı hem özgür hem de bağımlı olarak yaratan bir insandır. Sanatçıda madde içtepisi dile gelmektedir. Schiller, insanın gelişiminin amacını, yeteneklerinin tüm yönlü geliştirilmesinde görür. İnsan ancak bu yolla özgürlüğe ulaşabilmektedir. Sanatın eğitici gücü, akıl ve duyguyu bir bütün haline getirecektir. Bu nedenle güzel sanatlar eğitiminin esas alınması gerekmektedir. Duyusal insanı akıllı yapmanın tek yolunun onu önce sanatsever yapmak olduğunu savunurken oyun içtepisi için şöyle der: "…İnsan, kelimenin tam anlamıyla söylemek gerekirse, ancak insan olduğu zaman oyun oynar ve oyun oynadığı zaman, tam insan olur." Estetiğin konusu olan 'güzel'i Schiller oyunda görür. Güzel, oyunda canlı bir içtepi oluşturur. Oyun içtepisinin konusu ise güzel’dir. Eğitimde yararı, oyundaki serbestlik ve çıkar gözetmeme özellikleri şeklindedir. Bu çıkar gözetmeyiş ise en çok sanatta gerçekleşebilir.



Sonuçta sorun çözen, duyarlı ve özgün kişilikli, araştırıcı, buluşcu, üretken, sevgi ve coşkuyla hayata bağlı olarak yetişen çocuk bireyler "geleceklerini geleceğe taşıyacaktır". Çünkü çağımız bilgi çağı olarak kabul edilmektedir. En büyük güç bilgi gücüdür. Bilgiyi üreten ve onu üretime dönüştüren toplumlar, evrensel gelişmenin öncüleri olmaya devam edeceklerdir. Bilgiyi üreten ve özgün, özgünlüğüne düşkün sıra dışı çocuk bireylere ihtiyaç artmaktadır. Çünkü bu çocuk bireylerin hayal, öngörü ve kestirme güçleri yüksektir. Resim eğitimi diğer bütün sanat dallarının eğitimi gibi duyarlıkların eğitimidir. Duyarlıkları eğitilen çocuk, dünyaya da bu duyarlıklardan bakar ve onu, insana yakışır oluşumlarla hayata-gerçeklere taşır.
---------------------------------------------------------------
*Emekli Görsel Sanatlar Eğitmeni
nursen.gorsen@gmail.com
www.gorseldil.egitimi.com
Kaynak:
Doç.Dr. Enginoğlu, Turan, http://resimegitimi.www3.50megs.com/
Kırışoğlu, Olcay Tekin, “Sanatta Eğitim, görmek öğrenmek yaratmak”, Pegem A Yayınları, 2. Baskı, Nisan 2002, Ankara, s.55-56
Kurtuluş, Yıldız, http://yayim.meb.gov.tr/yayimlar/153-154/kurtulus.htm
http://www.sanalmuze.org/etkinlikler/hometin2.htm
(ÇÜ)Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd.Doç. Dr. Ayşegül Yolga Tahiroğlu
Yörükoğlu, Atalay, “Çocuk Ruh Sağlığı”
Yavuzer,Haluk, "Çocuk Psikolojisi”
Nevzat Tarhan, “Gençleri anlamak” http://www.mcaturk.com/ergen_okul.htm
TV söyleşileri, http://www.mcaturk.com/tvprogramarsivi.php?progid=7
-------------------------------------------------------------------

28 Kasım 2007 Çarşamba

Sanat Tarihi ve Akımları

Görsel Sanatlar Eğitiminin Gerekliliği

"Sanat ve ilim taktir görmediği yerden göç eder."
İbn_i Sina


GÖRSEL SANATLAR ÖĞRETİMİNİN GEREKLİLİĞİ


Çocuk resim yapmakla bir eşyayı, bir olayı veya bir düşünceyi kağıt üzerine çizgi veya renkle canlandırmaktan hoşlanır. Bu ilgiyi alışkanlık haline getirmek gerekir. Ayrıca bazı maddelerden üç boyutlu çalışmalar yaparak estetik duygularını geliştirebilir. Çocuk resimleri teknik yönden bir değer taşımamakla birlikte duygu ve düşüncelerini anlatması bakımından önemlidir. Duygu ve düşüncelerini resimle anlatan çocuk daha istekli çalışır. Çok ilginç bulduğu konuların resmini yapmak ister. Böylece çevresindeki varlık ve olayları görmeye, tanımaya,anlamaya ve onlardan hoşlanmaya başlar. Çocuk gördüklerinin ve hayalinde canlandırdıklarının resmini yaparken GÖZLEM gücünü de artırır.

Resim yapma çocukta çözümleme-karşılaştırma-eleştirme yeteneklerini geliştirerek kendine güven duygusu kazandırır. Atatürk'ün de 1923 yılında söylediği gibi ;"Bir ulus ki resim yapmaz, bir bir ulus ki bilimin gerektirdiği şeyleri yapmaz, itiraf etmeli ki o ulusun ilerleme yolunda yeri yoktur."


Resim-iş dersinin temel işlevleri

Resim-İş Dersi;

1.Yaratıcı düşünebilme,

2.Düşündüğünü çeşitli yöntem ve tekniklerle, estetik bir bütünlük içinde görselleştirebilme,

3.Ürün,olay ve olguları estetik eleştirel bir yaklaşımla değerlendirebilme davranışları kazandırarak, öğrenci-lerin estetik kişiliklerini geliştirir.


RESİM-İŞ DERSİNİN DAYANDIĞI GELİŞİM ÖZELLİKLERİ
Resim-iş öğretimi çocukta;

1-Eşyaların şekilleri, biçimleri hakkında yaşına uygun doğru bilgiler kazanmasını ve tasarımlarının gelişmesini sağlar,

2-Kazanılmış bu tasarımları, çizgi ve renkle ifade etme becerisini kazandırır.

a-1.2.3.Sınıf öğrencilerinin, resme ilişkin gelişim özellikleri

Büyük kaslar gelişmiştir. Küçük kaslar gelişmektedir. Küçük kaslardan özellikle, parmak, bilek,göz, boğaz,dil henüz gelişmektedir. Okula başlamadan önce başarılı resim yapan çocukta, okula başlayınca resimsel anlatım geriler, çünkü okuma-yazma öğrenmeye karşı ilgi resim çalışmalarının önüne geçer ama bu durum geçicidir. Her alanda önce büyük, geniş serbest hareketlerle işe başlanmalı, parmak boyası, pastel boya, kalın fırça ve boya seçilmelidir. Bu seçim aynı zamanda gözün gelişim özelliğinin de gereğidir. Göz 8.9 yaşında ancak ince işlere rahatlıkla uyum sağlayacak duruma gelir.

Yedi yaşında çocuk, önceki yaşlara göre daha gerçekçi olsa da duyguları ile karar verir. Beğenilmekten zevk alır, kusurlu, suçlu görülmekten endişelenir. Resimlerine yönelik şakalara bile dikkat etmek gerekir. Sizin için anlamsız görülen şekillerin çocuk için derin anlamlar taşıdığı unutulmamalıdır. Öğretmenin sevgisini, arkadaşlarıyla paylaşmak ona zor gelir. Öğretmeninden ilgi bekler. Öğretmen, öğrenciyi olumlu sözlerle güdülemelidir. Resim-iş çalışmalarını her çocuk sevdiği halde, öğretmen sık sık "Ben resim yapamam"gibi güvensizlik belirten sözlerle karşılaşılabilir. Bu durumda öğretmene büyük görev düşmektedir. Resim ve oyunun uyumluluğu ve sürekliliği öğretmenin içten yaklaşımı öğrenciyi yüreklendirebilir. 7 yaşındaki çocuklar resimlerini kısa sürede bitirir. 8 yaşındaki çocuktan ders süresince yavaş yavaş resim yapması beklenebilir. Resimler doğadakine benzemez. Çocuk o varlığın keşfettiği özelliklerini anlatmaktadır. Resimlerde oranlar yoktur. İnsan evden büyük olabilir. Ayrıntı beklenmemelidir. Önceleri kırmızı, mavi, sarı renklerden hoşlanırken daha sonra siyah, beyaz, yeşil,turuncu ve mor renkleri kullanırlar. Varlığı gerçek rengiyle değil, sevdiği renklerle boyarlar. Sevdiklerinin resimlerini de diğerlerine oranla büyük yaparlar.

Kız ve erkek çocukların ilgileri 9 yaşında ayrılmaya başlar. Bu dönem çocuklarına hayali resim yaptırılmalıdır.


b-4.5.6.Sınıf öğrencilerinin resme ilişkin gelişim özellikleri

Küçük kasları hızla gelişmektedir. Kaslar arası iş birliği ilerlemiştir. Görme duyusu olgunlaşmıştır. Bu gelişim öğrenmeyi hızlandırmış başarıyı arttırmıştır. Dikkat süreleri 16-20 dakikaya ulaşmıştır. Bu süre iyi motive edilirse daha da uzayabilir. Duygusal-toplumsal gelişimleri de hızlıdır. Öğrenme isteği çok güçlüdür. Öğretmenler bu dönemi iyi değerlendirmelidirler. Çocuğun ilgi ve becerilerine uygun çalışmalar iyi belirlenirse oyun, spor, müzik, resim, drama, şiir gibi etkinlikler bütünlük içinde uygulanırsa, rehberlik olumlu sonuç verebilir. İş birliğini severler. Resim-iş dersinde çocukların bu eğilimi geliştirilebilir. Bu dönemin sonuna doğru büyüklerin yardımlarından hoşlanmazlar. Onların gözlenmesi ama yardım edilmemesi, onlara güvendiğinizin hissettirilmesi gerekir. Bu tutumla bağımsız iş yapmasına ortam ve fırsat hazırlanmış olur. Bu dönem çocuklarında çekingenlik ürkeklik görülür. Resim yaparken bile uzun uzun düşünürler. Başarısız olmak derin iz bırakabilir. Başarısızlık korkusu korkaklığı arttırır. İşe başlamakta isteksizliği gidermek için yetişkinlerin yardımına gereksinim duyarlar. Bilgili bilinçli ve becerikli yaklaşım için, çocukları başarılı oldukları alanlara yönlendirmek ve onlara basit ödevler vermek gerekir. Başarısızlıklar aza indirmek için, iş, konu ve araç-gereçler yeterince tanıtılmalıdır.

Duygusal yönden de desteklenmeli, özendirilmelidir. Eleştiriye şaka da olsa yer verilmemelidir. Bu yaşlarda, kız ve erkek öğrencilerin resim konularını seçmelerinde farklılıklar başlar. Çeşitli deneyler sanat zevklerini geliştirir. Doğru bir eğitimle sanat yetenekleri ortaya çıkar. Gözlemleriyle doğaya bakarak resim yapabilirler. Doğadan resim yaptırılacaksa (çiçek, yaprak, böcek gibi) iyi gözlem yaptırılmalı, konunun anlaşılmasını kolaylaştıracak sorular sorulmalı, kısa açıklamal ar yapıldıktan sonra karmaşık olmayan basit resimler yaptırılmalıdır. Resimlere başlamadan önce gerekli açıklamalar yeterince yapılmalıdır. Bu dönem çocuklarında oran gelişmişse de baş gövdeye oranla daha büyüktür ayrıntılara önem verirler. Perspektif-derinlik gelişmeye başlar. 5.sınıfta derinlik bilgileri verilirse de fazla zorlanmamalıdır. Resimlerde çok renklilik egemendir. Tek veya iki renk gibi az renkle resim yapan çocuklar izlenmeli ezberden resim sürdürülmelidir.

c-7.8.Sınıf öğrencilerinin resme ilişkin gelişim özellikleri

1-Çocukluğun son yılları, ergenlik çağının başlangıcıdır.

2-Bireysel farklılıklar artmıştır. Kimi hala çocukken, kimi gençliğe adım atmıştır.

3-Duygusal yönden sağlıklı veya tam tersi olabilir. Duyguları dengesizdir, kavgacıdır. Bu dönem kız ve erkekler ergenlik çağına girerler.

4-Bu dönemde öğretmenlerin, akılcı-adil, hoşgörülü olması açık davranması, bireysel ayrılıkları göz önünde bulundurması geçişi kolaylaştırır ve başarıyı artırır.

5-Kızlarla, erkekler arasında fiziksel farklılıklar hızla artar. Bedensel değişimler, büyüyen el, kol ve bacaklar yaşamlarını zorlaştırır. Oyun ve bedensel işlerde çabuk yorulurlar. Ayakta yapılacak toplantılar veya çalışmalar, ya kısa olmalı ya da oturarak sürdürülmelidir.

6-Önceleri başarılı olan öğrencilerde, kısa süren başarısızlıklar görülebilir. Bu dönemde rehberlik çok yararlı olur.

7-Bireysel çalışmaktan hoşlanmazlar, küme halinde veya 2-3 arkadaşlarıyla çalışmaktan hoşlanırlar. 8-Her derste olduğu gibi resim-iş dersinde de isteksizlik ve başarısızlık görülür. Hoşgörülü olmak,eleştirilerden kaçınmak öğretmenin yapması gereken davranışlardır.

9-Resim-iş derslerinde yetenekler belirlenmeye başlar. Çok başarılı öğrenciler görülür. Bunlarla özel olarak ilgilenmek gerekir.

10-Estetik sezgi ve bilgileri yoğundur. Resim bilgileri yakından-uzağa, kolaydan-zora doğru olmalıdır. Birbirlerine resimleri örnek gösterilmemelidir.

11-Soyut düşünmeye yönelirler. Resim konusu olarak mo-delden resim yaptırılabilir. Resimlerde konu, renk oran yönün-den gerçeğe uygunluk vardır. Resim bilgilerini uygulayabilir,doğadan da resim yaptırılabilir.


RESİM-İŞ DERSİNİN DAYANDIĞI TEMELLER

Resim-iş dersi, öğrencilerin duygu ve düşüncelerini çizgi,biçim ve renklerle ifade ettikleri bir anlatım dersidir. Aynı zamanda,öğrencilerin öğrendikleri konuları hatırda tutmalarına yardım eder. Bunun için bu ders eğitim için iki yönlü değer taşır. Resim dersine gereken önem verilmesi halinde duyguların eğitilmesi sağlanacak ve öğrenciler sanattan zevk alabilir hale geleceklerdir. Bu dersin gelişmiş biçimine "Görsel Sanatlar Eğitimi" denir.

Resim, kalemle,boyayla vb.malzemelerle kağıt veya bez yüzeyler üzerindeki renk ve biçim düzeni olup duyguları anlatma aracıdır. Resim kültür tarihinde anlatım aracı olarak da kullanılmıştır. Eski mağara devrinde bile insanlar, duygularını mağaranın duvarına yaptıkları resimlerle ortaya koymuşlardır. XX.yüzyıla gelinceye kadar resim hep ressamların uğraşı alanı olmuştur. Yeni eğitim hareketleri ile okullara girmişse de eski dönemlerde kopyacılık egemendir. "Doğadan resim,gözleme dayalı resim", anlayışı ülkemizde 1926 programı ile önem kazanmıştır.

Resim-iş dersi çocuğun zihinsel ve duygusal gelişimini sağladığı gibi, duygu ve düşüncelerini anlatma olanağı sağlayarak, öğretmenlere çocuğu tanıma fırsatı verir. Güzellik duygusu geliştiren,iş sevgisi aşılayan,yöntemli ve plânlı çalışarak zamandan ve enerjiden tasarrufu sağlayan bir derstir. Günümüzdeki "Yaparak ve yaşayarak öğrenme yöntemi" geniş ölçüde bu ders aracılığıyla gerçekleştirilir. Çocuğun öğrendiği konu ile ilgili resim-iş yapması da konuyu somutlaştırır ve öğrenmeyi kolaylaştırır.


RESİM İŞ DERSLERİNDE KULLANILAN ARAÇ VE GEREÇLER

Okullarımız çağdaş ders araç ve gereçleri ile yeni teknolojiden genellikle yoksundur. Ayrıca, bulunan araç ve gereçlerin öğretmenlerimizce verimli bir şekilde kullanılmadığı da bir ger-çektir. Bunun yanında iyi düzenlenmiş, çalışma şartlarına uygun araç ve gereç bakımından yeterli bir resim-iş atölyesi oluşturulabileceği gibi bu tür imkanları bulunmayan okullarda bile çevredeki çok çeşitli araç gereçleri kullanarak resim-iş dersini daha etkili hale getirmeleri mümkündür.

Buna dayanarak aşağıdaki araç ve gereçlerin etkili kullanımı, öğrencilerin resim-iş dersini ve diğer sanatsal faaliyetleri daha da benimsemeleri sağlanabilir.

Çizgi araçları :

Her çeşit kalem, pastel, fırça, tarama ucu, çöp

Kağıt ve karton çeşitleri:

Resim kağıdı, el işi kağıtları, gazete kağıtları, krepon kağıtları, artık, renkli her çeşit kağıt, renki fon kartonları, jelatin kağıdı, çeşitli kalınlıktaki mukavvalar.

Boyalar:

Sulu boya, guaj boya, pastel boya, parmak boya, tutkallı boya, plastik boya, toz boyalar ve kök boyaları, yağlı boya.

Mürekkepler:Her çeşit renkli mürekkepler.

Çeşitli kalınlıktaki yağlı boya ve sulu boya fırçaları, diş fırçası, Doğal ve yapay baskı malzemeleri:

Soğan,patates,yaprak,sünger,ip,

Modelaj gereçleri :

Plastilin, seramik hamuru, kil, kağıt hamuru, çamur, alçı vb.

Artık malzemeler :

Her çeşit kağıt, kumaş parçaları, makaralar, plastik malzemeler, gazoz kapakları, düğmeler, boncuklar, tüy ve yünler, kalemtraş artıkları, pamuk, kutular, renkli taş, cam, porselen parçaları. Yapıştırıcılar:Nişasta kolası, ağaç tutkal, plastik tutkal.(Bağımlılık yapan kokulu yapıştırıcı türleri kullanılmamalıdır).

Kesici araçlar:

Makas, maket bıçağı, oyma bıçağı, (kesici araçların nasıl kullanılacağı üzerinde önemle durulmalı, çalışmalar sırasında öğretmen öğrencileri dikkatle ve sürekli gözlemelidir.)

Su kapları: Ağzı geniş plastik kavanozlar, kaseler. Yukarıda belirtilen araç ve gereçlerin bulunamaması durumunda öğretmen daha pratik çözümler aramalıdır.


Araç ve gereçlerin kullanımında öğretmenlerin dikkate alması gereken hususlar:

• Konuya uygun malzeme, araç gereç tespitinin yapıl-masının ve yaş grubuna uygun seçilmesinin sağlanması.

• Ekonomik olmasına dikkat edilmesi.

• Öğrencinin fiziki yaş grubunu zorlayıcı çalışmalara gidilmemesi.

• Kesici araç-gereç ve malzemelerle çalışılması durumunda öğretmenin kesici araçları toplayıp ders sırasında dağıtıp ders sonunda toplaması.

• Makas, maket bıçağı yardımıyla yapılan çalışmalarda öğrencilerin gerekli tedbirleri almalarının sağlanması.

• Çalışma bitinceye kadar okulda dolapta muhafaza edilmesi.

• Olabilecek kazaları önleyici tedbirlerin muhakkak alınmasının sağlanması gerekmektedir. yaprak, kanaviçe, kumaş,


ÇOCUK RESİMLERİNDE GELİŞİM BASAMAKLARI

Araştırmalara göre çocuklar resim yapma devresine gelinceye kadar bazı gelişim basamaklarından geçerler. Ancak çocuklar bu gelişim basamaklarından farklı hız ve zamanda geçerler.

a-Karalama basamağı

Bu basamakta çocuklar ellerine geçirdikleri her türlü araçlarla durmadan çizgi çizerler ve resim yaptıklarını söylerler. Karalama evresinde çocukların karalamaları

1-Vurarak iz bırakmak

2-Sağdan sola karalamaları

3-Yuvarlak karalama

4-Değişik biçimlendirilmiş karalamalar

5-İlk anlamlı karalamalar

1.5-2 yaşlarında görülen bu basamak çocuğun parmak kaslarının gelişmesi algısal olgunlaşmasını tamamlayabilmesi bakımından önemlidir.

3.5-4 yaşlarına kadar süren bu dönemde, yetişkinlerin,çocuğa gerekli ortamı hazırlamaları gerekir.Çocuk,karalama basamağının sonuna doğru çevre-sindeki nesnelerin yapı özelliklerini keşfederek tanımaya ve çizgiyle anlatıma dökmeye çalışır.

b-Akılcı gerçeklik basamağı

4-11 yaşları arasındaki çocuk çok resim yapar, anlatımcıdır, gördüklerini değil bildiklerini yapar. Resmini dışardan bakarak çizdiği evin içindekilerini de çizer. Onu içerdeki nesnelerin görünmeyeceğini bilmediğinden ya da dikkatsizliğinden değil, her şeyi bildiğini kanıtlama dürtüsü ile yapar. Bu dönemde çocuk resimlerinde, taban çizgisi-düzleme-serpme-tamamlama özellikleri dikkati çeker. Çocuğun sözlü anlatım gelişimi ile sıkı ilişkisi olan bu devrede, çocuk sözlü anlatım yetersizliğini resimle anlatımla tamamlamaya çalışır.
c-Görsel gerçekçilik basamağı Ergenlik öncesi olarak kabul edilen 11 yaş ile ergenlik çağı arasındaki bu dönemde çocuk resimlerinde bir hayli değişiklikler görülür. Gerçeğe daha yakın resim yapmaya başlarlar .Eğer benzetemezlerse umutsuzluk görülebilir. Resmi,düşüncenin ve duyarlığın ürünü olarak görmeye başlar. Sanata karşı ilgi artar. Sanat eserlerine hayranlık bu dönemde başlar .

ÇOCUKLARI RESİMLERİNDEN TANIMA YOLLARI

Çocuklar, resim yapmaktan hoşlandıkları için resim yaparlar, kendi problemleri, kişilikleri hakkında bilgi vermek için değil. Ancak resimleri içtenlikli olduğundan, aynı zamanda kendileri hakkında da kimseye söyleyemedikleri duygularını, sevinçlerini, korkularını, ilgilerini açıklayacak ipuçları verir. Kuşkusuz, öğretmende sadece öğrencinin kişiliğini, onun sorunlarını sosyo-ekonomik yapısını tanımak için resim yaptırmaz, ancak sanatsal etkinlikler sırasında dolaylı olarak bu konularda da bilgiler edinebilir ve eğitsel önlemlerini bu göre yönlendirir. Özellikle aile konusu çocuğun aile içindeki yeri, aile bireyleri ile ilişkileri, ailenin sosyal ve ekonomik yapısı hakkında bize ipuçları verebilir. Örneğin; Babasını herkesten büyük çizen çocuk onu güçlü ve otoriter görüyordur. Annesini büyük çiziyorsa, evde annenin egemen olduğunu düşündürebilir. Bir köşeye küçücük çizilmiş bir bebek kıskançlık duygularını ifade edebilir.

Çok kesin değerler olmamakla beraber çocuğun resimlerindeki çizgi biçimlerine ve seçtikleri renklere bakarak onun kişiliği ve duyguları ile ilgili ipuçları bulabiliriz. Şöyle ki;

Çizgiler:

Düz ve kırık çizgiler: Gerçekçi, genelliklede saldırgan ve tepkici çocuklar.

Eğrilerden oluşan abartılı biçimler: Duyarlı ve zengin hayal gücü olan, güvensizlik duyan, çevresindekilere kendisini kabul ettirme çabasında olan çocuklar.

Yuvarlak biçimler: Olgunlaşamamışlık.

Yuvarlak ve düşey çizgilerin dengeli kullanımı: Ilımlı ve ölçülü girişkenlik. Kağıdın simetrik dolduruluşu:Genellikle olgunlaşamamışlığın belirtisi .

Yüzeyin bir bölümüne resim yapanlar: Genellikle bir uyum sorunu olan çocuklar.

Kağıdın üst tarafını kullananlar: Genellikle kendine güven duyan, gururlu çocuklar.

Kağıdın alt tarafını kullananlar: Tutarlı çocuklar.

Silik ve sönük çizgiler: Güçlülük, aşırı kendine güven ve hırçınlık.

Renkler :

Aşırı renk zıtlığı: Huzursuzluk, mutsuzluk.

Oldukça uyumlu renkler: Huzur ve mutluluk.

Sıcak renkler: Coşkunluk, mutluluk, neşe.

Kirli sarı ve kahverengi: Hüzün ve küskünlük.

Mor: İçe dönüklük, hüzün, duygululuk, incelik.

Sarı: Canlılık, coşkunluk.

Turuncu: Yaşama sevinci, neşe

Beyaz: Temizlik, doğruluk, güven.


KONULARA GÖRE GELİŞİM BASAMAKLARI

Resim-iş dersine ilişkin çeşitli konularda her çocuğun gelişim basamağı değişiktir. Çocukların renk insan ve hayvan resmi yapmada aralarında ayrılıklar görülür.

Altı aylık çocuk, kırmızı, turuncu, pembe gibi sıcak renklerden hoşlanır. Ama bunları birbirinden ayırt etmeleri iki yaşında başlar. Mavi yeşil ve mor renklerin algılanması daha geç olur. Çok kez mavi ve yeşil renkleri birbirine karıştırırlar.

Dört yaşına gelen bir çocuk renkleri birbirinden ayırt edebilir. Buna karşı ilköğretime başladığı halde bunları birbirinden ayıramayan çocuklar da olabilir. Bunun nedeni ilköğretime gelmeden önce renklerle karşılaşmamış olmasıdır. Kısa sürede aradaki açığı kapatabilir. Okul öncesinde çocuğa verilen renkli kitap ve oyuncaklar çeşitli boyama araç ve gereçleri bu gelişimi kolaylaştırır ve eğitim değerleri oldukça yüksektir. Fakat hazır boyama kitapları resim-iş eğitiminde yaratıcılığı olumsuz etkiler. Yapılan araştırmalar çocuğun yuvarlak ve elips şeklindeki çizgiler çizdiklerini, fakat bunu çizgi çizmek amacıyla değil, düşündüğü herhangi bir şeyin resmini çizmek için kullandığı görülmüştür.

Bazı, öğretmen-anne babalar çocuğun iyi resim yapmasını sağlamak için durmadan çizgi çizdirirler. Bu çocuk için bir anlam taşımadığından yanlıştır. Çocuk için anlamlı olan resimler yaptırılmalıdır.

Çocukların ilköğretim okullarının ikinci sınıfına kadar yaptıkları resimlerin çoğu insanla ilgilidir. Resim yaptırılırken çocukların ilgilerinden başlamak önemlidir.

Resim-iş dersine başlarken çocukların gelişim basamaklarının tanınması gerekir. Çocuklara sevdikleri şeylerin resimlerinin yapılması istenir. Okula gelmeden önce resim yapmış çocuklar hemen resme başlarken diğerleri bir türlü başlayamazlar. Çocukların bu durumları, öğretmen için başlangıç olmalı ondan sonra yapacakları resimlerdeki gelişmeyi izlemelidir. Bu ilk resimlerin saklanması gelişimi izlemek için gereklidir.

Yapılan bu resimlerden çocukların;

1.Görücü tip

2.Yapıcı tip

3.Karışık tip
oldukları görülür.

Görücü tip çocuklar:
Görücü tip olanlar doğru görme gücüne sahiptirler. Sınıfta çok az rastlanan bu tip çocuklar resme hemen başlarlar kısa sürede bitirirler. Bu çocuklar, resim çalışmalarında konuyu bütünüyle ele alırlar. Çizgi halindeki resimlerde insanın baş,gövde, kol ve bacakları ayrıntısız çizilir. İnsan vücudu bir bütün içinde gösterilir.

Yapıcı tip çocuklar:
Yapıcı tipler ise konu hakkında ne biliyorlarsa onu çizerler. Konunun parça parça resmini yaparlar. Yaptıkları resimler bir görüş değil, bir düşünüşün ürünüdür. Resimlerini yaparken parçaları ayrı ayrı birleştirerek bir bütün elde ederler. Yapıcı tip olarak nitelenen bu çocuklar renkli resimlerde daha bilinçli görünürler. Üç boyutlu anlatımlarda, boya, tel, kil, ağaç, mukavva çalışmalarında daha yaratıcı bir yeteneğe sahip olarak bu farklılıklarını belirtirler.

Karışık tip çocuklar:
Doğal olarak, çocuklar yalnız görücü ve yapıcı tipler değildir. Çoğunlukla çocuklarda bu iki özellik de vardır.Bu tip çocuklara karışık tip çocuklar denir. Öğretmenler, başlangıçta çalışmalarını daha çok yapıcı tiplere göre ayarlamalıdır. Böylece gözlem ve dikkat yetenek-lerinin gelişmesine yardım etmiş olurlar. Çocukların inceleme, çözümleme, gözlem alışkanlıkları kazanarak bilgilerinin artmasını sağlarlar. Görücü tiplere de, gördüklerini çözümleme yaptırarak daha iyi tanımalarını, gördükleri hakkında tam bilgi edinmelerini sağlayarak resim yapma alışkanlığı kazandırılmalıdır.

On iki yaşından sonra çocukların, olayları toptan algılama yerine ayrıntılarla ilgilendikleri görülür. Gazete ve dergilerdeki resimler çocukların ilgisini çeker. Bundan yararlanarak öğretmen büyük ressamların resimlerine ilgi çekmelidir. Çünkü, çocuk sanata karşı ilgi duymaya başlar. Çocuklara büyük ressamların eserlerinin kopyaları röprodüksiyonlar bir sıra içinde gösterilmelidir. Önce kolay anlaşılabilen; yorumlanabilen eser-lerden başlanmalı, zor anlaşılır özellikte olanlara doğru geçiş yapılmalıdır.


ÇOCUK RESMİNİN ÖZELLİKLERİ
Çocuk, okula gelmeden önce eline geçirdiği tebeşir, kalem,boya vb.ile duvarları veya yerleri çizerek birtakım resimler yaparlar. Bu resimlerde ki başarıları o zamana kadar kazanmış oldukları tasarımların doğruluğuna ve yeteneklerine bağlıdır. Bundan başka çocuğun resmi üzerine pek çok şeyde etki etmektedir. Çocuğun, çevresi bu konuda onun daha önce yapmış olduğu alıştırmalar, çocuğa özgü özellikler, çocukluk dönemi içinde kolay kolay değişmez.

Çocuk resmi, duygu ve düşüncelerin bir anlatım aracıdır. Bu nedenle çocuk resimleri, çocuğu tanımaya, çevresiyle ilgili sorunu varsa bunu tanımasına yardım eder. Örneğin; kardeşine karşı kıskançlık ve öfke duyguları olan bir çocuk, yaptığı resimlerde bu duygusunu ortaya koymak için, kardeşini ya ufak, önemsiz olarak gösterir veya başkalarından ayrı sert çizgiler kullanır.

Çocuk resimleri,2 -15-18 yaş arası olarak gruplandırılır. Tüm çocuklarda ortak anlatım özelliği bulunan ilk yaş grubunu 2-12 yaş grubuna indirgeyebiliriz. Zira bu aşamada çocukların anlatımları tümüyle kendilerine özgüdür. Eğitimciler bu evreleri şu bölümler ve özellikler içinde incelerler.

a-Toptan algılama-tamamlama özellikleri Aynı yaş gurubu içinde çocuklar, doğaya dıştan değil, içten, merkezden bakar ve görmeye çalışırlar. Her olayı kendi iç görüşleri açısından değerlendirip yorumlama çabası gösterirler. Doğa hakkındaki resimlerini oluştururken gördüklerinden çok izlenimlerini, eşya ile ilgili bildiklerini anımsayarak resimlerine ilave ederler. Aynı anlayıştaki çocuklar görmedikleri soyut şeylerin resimlerini de cesaretle yapıp zengin bir anlatım örneği verirler. Çocuğun mantık özellikleri, yaptığı resimlerde de görülür.Çocuk yaptığı resimlerde yalnız gördüğü kısımları değil, zihninde eksiklikleri tamamlayarak görmediği kısımları da gösterir. Yandan bir insan resmi yapsa iki gözü birden yapar. Ev resmi yaptığında, evin içindekileri olduğu gibi yapması, çocuğun tamamlama ve bir yönüyle de saydamlık özelliği ile de yakından ilgilidir.

b-Saydamlık özelliği Bu özelliklere sahip çocuk resimlerinde ana tema, bütünlük endişesidir. Çocuk insanı bir bütünlük içinde anlatmak ister. Portresel anlatımdan çok figürsel anlatıma ağırlık verirler. Aile konusunu ele alan bir çocuk resmi incelendiğinde, çocuğun aile bireylerini tam bir bütünlük içinde vermeye çalıştığı görülür. Çocuk resminde,ailesini ilgilendirilen tüm unsurları ele almaya çalışır. Örneğin; ev kompozisyonunda evin çatısı, duvarları, oda ve bölümleri, buradaki aile bireyleri ve öteki tüm eşyalar (duvardaki saat, takvim, ayna, tablolar, yerdeki halı, koltuklar, soba, odaların elektrik kabloları.) ayrı ayrı çocuk resminde göstermeye çalışır. Evinin içinin ve dışının tümüyle gösterilmiş olması, resme bir saydamlık niteliği kazandırır. Çocukların saydamlık anlayışı

c-Düzleme özelliği 2-12 yaş grubunun ilk evrelerinde çocuklar bilinçsiz olarak "Resim yaptığım kağıt düzdür, düz bir yüzeye herhangi bir nesnenin resmini ancak düz olarak yapabilirim." diye düşünür. Yapılan bu yüzeye göre eşyanın uydurulması düşüncesinden kaynaklanan bir anlatım biçimidir.

Çocukların düzleme anlayışı genellikle masa çizimlerinde, Yol ve ağaçlarda, insan çizimlerinde görülür.
d-Boy hiyerarşisi özelliği: Gerçekteki durum çocuğun kafasındaki duruma uymaz. Çocuğun yaptığı resimlerde önemli olan nesneler büyük, önemsiz olanlar da küçük gösterir. Bu çocuğun psikolojik durumunu ve iç dünyasını anlamak bakımından önemlidir. Bu özellikler 7-8 yaşına kadar geçerlidir. Hemen her çocukta görülür. Bunlar eğitim aracılığıyla düzeltilir. Çocukların ilk resimleri birer karalamadan ibarettir. Çevrenin çocuklar üzerindeki etkisi bu karalamalarda kendini gösterir, ellerine ne geçerse onunla bir şeyler çizmeye çalışırlar. Yapılan resimlerde (insan,kuş,ağaç vb.) kol ve bacaklar, kuyruk ve kanatlar, dal ve yapraklar, oranlar ve biçimler yerinde olmayabilir. Çok kez, kol ve bacaklar baştan çıkabilir. Gövde yoktur. Egzersizler çoğaldıkça, gözlemler kuvvetlendikçe çocuk resimleri daha iyi ve doğru ifade etmeye başlayacaktır. Çünkü, çocuk gördüğünü bildiği kadarı ile ifade eder. Zaman geçtikçe çocukların resimlerinde kendiliğinden gelişmeler başlar. Daha sonra uzak ve yakın eşyayı görünüşlerine göre ve üç boyutlu olarak ifade edebilirler. Perspektif, çocukların beşinci sınıfta bile güç eriştikleri bir gelişim basamağıdır.

21 Kasım 2007 Çarşamba

Internet Destekli Sanat Eğitimi

‘Sanatın çıkış noktası yaşamdır.’
Bertolt Brecht.



Görsel Sanat Eğitiminin Amaçları :

- Toplumsal Neden
- Estetik neden
- Psikolojik Neden



müzikli-abstrak

NÜ LER

heykeller

Fotoğraflar White & black

Klasik dönem resimler